Çini Sanatı ile Tanışmam: Geleneksel Çini Boyama ve Yapım Sürecim

Uzuun süredir yazı yazmamamın en büyük suçlusu şüphesiz çini'dir :) Çini sanatı ile ne kadar geç tanışmışım ve aslında ne kadar çok vakit kaybetmişim yeni anlıyorum... Bu heyecanlı giriş için affınıza sığınarak kelimeleri hemen toparlıyorum ve detaylara giriyorum, buyurunuz lütfen!

​Aslında her şey bir arkadaşımın "Çini kursuna kaydoldum, sen de gelsene" demesiyle başladı. Hiç aklımda olmayan ve pek de ilgi duymadığım bir sanattı ne yazık ki. Aslında daha önce tezhip kursuna gitmiştim, elim de bu desenlere yatkındı ama çiniyi hiç düşünmemiştim. Belki de masaların üstüne süs diye koyulan o çini tabakları çok anlamsız bulduğum içindi, bilemiyorum.






Aslında her şey bir arkadaşımın "Çini kursuna kaydoldum, sen de gelsene" demesiyle başladı. Hiç aklımda olmayan ve pek de ilgi duymadığım bir sanattı ne yazık ki. Aslında daha önce tezhip kursuna gitmiştim, elim de bu desenlere yatkındı ama çiniyi hiç düşünmemiştim. Belki de masaların üstüne süs diye koyulan o çini tabakları çok anlamsız bulduğum içindi, bilemiyorum.

Ama sonra kurs başladı ve ben araştırmaya başladım. Karşılaştığım o kadar güzel çinilerle aramızda inanılmaz bir bağ oluştu. Araştırdıkça anladım ki çini; sadece duvarda asılı kalan süs tabaklarından ibaret değil, hayatın tam da içinde olan bir sanat. Ben yaptığım çini tabaklarımın içine kurabiyelerimi, keklerimi koyup misafirlerime görsel şölen yapmalıydım! Benim cahilliğimden midir yoksa çini hakkında bu ön yargı herkeste mi var bilemiyorum ama duvarda asılı kalmamalılar.






Çini Boyama ve Fırınlama Aşamaları

​Kursa haftada iki gün olacak şekilde devam ediyorum ama bana bu yetmiyor. Evde de sürekli bir şeyler boyarken buluyorum kendimi; işi gücü bıraktım durmadan çini boyama yapıyorum yani :)

​Ancak çini boyamakla süreç bitmiyor. Boyama bittikten sonra "sır" denilen özel bir malzemeyle kaplanıyor ve ardından çini için özel fırınlara gönderiliyor. Bu fırınlar yaklaşık 950 derecelik bir ısıya ulaşıyorlar. Mesela en üstteki mavi kase, henüz fırından çıkmamış halidir. "Çini bisküvisi" denilen ham formlar boyandıktan sonra mutlaka bu özel fırınlara girmek zorunda. Sadece bu kısmı biraz zor, çünkü her yerde fırın maalesef bulunmuyor; sadece bazı şehirlerde ve çini atölyelerinde yer alıyor. Ama işin en güzel kısmı bana göre fırından çıkan çinileri beklemek, yani tam anlamıyla bir sürpriz!

​Boyanan çini bisküvileri sırlandıktan sonra fırına giriyor ve renkler canlı, parlamış olarak çıkıyor. Sadece tabak çanak ile de sınırlı değil; aklınıza gelebilecek her eşyayı çini bisküvisi olarak alıp boyayabiliyorsunuz. Aşağıdaki fener de bunlardan biri ve fırıından sonra balkonumdaki yerini alacak!




Çinide Desen Aktarma Tekniği Nasıl Uygulanır?



Yukarıdaki resimde ham çini bisküvisi üzerine kömürle geçirilmiş bir desen görüyorsunuz. Evet, kömür, yanlış yazmadınız :) Başta bana çok ilginç gelmişti ama çinide deseni aktarma tekniği tam olarak böyle işliyor:

  1. ​Önce deseni kağıt üzerinde iğne ile deliyorsunuz.
  2. ​Ardından bisküvi üzerine kömürle baskı yaparak deliklerden desenin çıkmasını sağlıyorsunuz.
  3. ​Son aşamada ise renklendirmeye geçiliyor.



FIRINDAN ÖNCE

FIRINDAN SONRA
İlk başlarda boyama hatalarından dolayı fırın çıkışları bulanık ya da yanık olabiliyor ama gittikçe eliniz alışıyor ve hatalar azalıyor. Yukarıdaki karo benim fırından çıkan ilk eserim, o yüzden manevi değeri çok kıymetli benim için!







Benim çini hikayem bu şekilde... Şimdi bu yaptıklarım ve daha fazlasını instagram sayfamdan paylaşıyorum. Takip etmek isterseniz yeni kullanıcı adım da BU BAĞLANTIDA. Okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum, mutlaka değerli yorumlarınızı bekliyorum.


​Ve unutmadan: Sanat çok güzel şey, lütfen kıyısından köşesinden de olsa ilgilenelim; çok iyi gelecektir...

​Hoşçakalın!

Yorumlar

Popüler Yayınlar